12 Haziran 2026 tarihli Resmî Gazete yayınlanan Genel Şartlar değişikliğinin bedeni tazminatları etkisi
12 HAZİRAN 2026 TARİHLİ KMZSMM (TRAFİK SİGORTASI) GENEL ŞART DEĞİŞİKLİĞİ BEDENİ TAZMİNATLARA ETKİSİ NE OLACAK?
Yeni genel şartlar 1 Temmuz 2026 tarihinden itibaren yürürlüğe giriyor.
Genel Şartlarda yapılan bedeni hasara ilişkin değişiklikler Anayasa Mahkemesinin iptal kararı sonrası Yargı ve Sigorta Tahkim Komisyonu kararları ile Genel Şartları uyumlu hale getirmiştir.
1-GEÇİCİ BAKICI VE SÜREKLİ BAKICI GİDERİ;
Anayasa Mahkemesinin iptal kararı sonrası Bakıcı gideri tazminatının sakatlanma teminatında olmadığı, sağlık giderleri kapsamında olduğu zaten yargı uygulamaları ile sağlanmıştı. Artık, Sigorta Tahkim Komisyonu ve Yargı Kararları ile KMZMSS (trafik sigortası) Genel Şartlar uyumlu hale gelmiştir.
Kaza nedeniyle mağdurun tedavisine başlanmasından itibaren mağdurun sürekli sakatlık raporu alana kadar tedavi süresince ortaya çıkan bakıcı giderleri ile sürekli sakatlık oranının belirlenmesinden sonra ortaya çıkan ve tıbben gerekli olan sürekli bakıcı giderleri sigorta şirketleri veya Güvence Hesabı tarafından bu teminattan karşılanır.
2918 sayılı Kanunun 98 inci maddesi kapsamındaki sağlık giderleri SGK sorumluğundadır, fakat bu düzenleme ile geçici ve sürekli bakıcı giderleri SGK sorumluluğunda olmadığı sağlık giderleri teminatında olduğu açıklığa kavuşturulmuştur.
Yine daha önceki yargı ve tahkim kararlarına uygun olarak faturasız, belgelendirmeyen giderler sağlık giderleri teminatı kapsamında sigorta şirketi sorumluluğu devam edecektir.
Faturalı tedavi giderleri, SGK sorumluluğundadır. Bu nedenle giderler için sağlık giderleri teminat limiti dahilinde 2918 sayılı Kanunun 98 inci maddesi gereği SGK’dan talep edilmelidir.
2-GEÇİCİ İŞ GÖRMEZLİK GİDERLERİ;
Yargıtay’ın en son güncel içtihatı, geçici iş görmezlik giderlerin daha önceki yargı uygulamaları aksine sakatlanma teminatında olduğuna karar verilmişti. Yargıtay 4. Hukuk Dairesi’nin 07.10.2025 tarihli, 2023/12431 Esas ve 2025/13675. Bu karar öncesi geçici iş görmezlik giderleri Sağlık Giderleri Teminatı (daha önceki hali ile tedavi giderleri teminatı) kapsamında karşılanıyordu. Yeni genel şartlar değişikliği ile artık Yargıtay içtihatı ile uyumlu hale gelinmiştir.
3.600.000 TL (sakatlanma teminatı) olduğunda 100.000 TL geçici iş görmezlik zararı varsa, sürekli iş görmezlik için kalan teminat limiti 3.500.000 TL olacaktır. Talep artırımı ya da ıslah yapılırken geçici iş görmezlik talepleri bu husus dikkate alınmalıdır.
Sürekli iş görmezlik ve geçici iş görmezlik zararları tek teminat limitinden karşılanacaktır.
3-SAKATLANMA TEMİNATI KAPSAMI;
Genel şartlar değişikliği ile Borçlar Kanunu haksız fiile ilişkin hükümler uyumlu hale gelmiştir. Bu teminat kapsamında sadece sürekli iş görmezlik değil ekonomik olarak uğrayacağı maddi bütün zararlarda kapsam dahiline alınmıştır. Bu zararların en başında ekonomik geleceğin sarsılmasıdır.
Özellikle yüzde kalıcı iz gibi hallerde ekonomik geleceğin sarsılması yönünden zarar tespiti yapılması doğru olacaktır.
Ekonomik geleceğin sarsılması tazminatı, beden bütünlüğü bozulan bir kişinin, kalıcı maluliyeti olmasa dahi dış görünüşündeki bozukluklar veya mesleki engeller yüzünden ileride iş bulma, kariyer yapma ve gelir elde etme süreçlerinde yaşayacağı kayıpları karşılayan maddi tazminat türüdür.
Yüzde kalıcı iz, bazı insanlar için mesleğini yapamaz hale getirebilir. Bu nedenle sadece Erişkinlere ilişkin Engellik Değerlendirmesi Yönetmeliği kapsamında maluliyet oranı değil, ayrı bir değerlendirme yapılarak ekonomik geleceğine etkisi hesaplanmalıdır.
Erişkinlere ilişkin Engellik Değerlendirmesi Yönetmeliğinde meslekler dikkate alınmamaktadır, Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği artık trafik sigortası kapsamında kullanılmamaktadır. Bu nedenle bazı maluliyetlerin mağdurda etkisi mesleki olarak değerlendirilmesi doğru olacaktır. Yüzde kalıcı iz, parmakları kullanamadan dolayı mesleki geleceğin kayıpları ve diğer maluliyetlerde dikkate alınmalıdır. Bu sporcunun kaza nedeniyle ortopedik olarak o mesleği yapma imkanı yoksa artık sürekli iş görmezlik geliri değil, ekonomik geleceğin sarsılması değerlendirilmelidir. Buna ilişkin ne yazık ki, yargısal uygulamalarda ciddi eksiklik ve hatalar olmaktadır. Bir mağdurun mesleği ve maluliyetine göre ekonomik geleceğine ilişkin kayıplar, somut olarak tespit edilip değerlendirilmesi önem arz etmektedir.
Ekonomik geleceğin ne oranda sarsıldığında dair bir yönetmelik bulunmamaktadır. Bunu tespit edecek en uygun yönetmelik Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği olsa da bu yönetmelikte yetersizdir. Bu nedenle adli tıp ve diğer branş hekimleri kişinin mesleğini ne oranda gelecekte yapabileceğini tespit edecek bağımsız bir rapor hazırlaması gerekir. Bu raporla örneğin; manken olan yüzü mesleğinde iş alması için daha önemli olan bir meslekte bu şekildedir. Bu rapor düzenlenirken sadece hekimler değil o meslek alanında uzmanında bu rapora katılması doğru olacaktır. Bu taleplerde, hakimlerin ya da hakemlerin somut olayın özelliğine göre bilirkişi heyete ataması gerekir. Ne oranda ekonomik geleceği sarsılacak, kaç yıl o mesleği yapacaktı, kaç yıl zararı olacak, ne kadar geliri olacak. Hepsini tespiti gerekmektedir.
Üçüncü kişinin sürekli sakatlığı dolayısıyla ileride ekonomik olarak uğrayacağı maddi zararları karşılamak üzere, 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun haksız fiillere ilişkin hükümlerine göre belirlenen tazminatları içeren teminattır.
Ayrıca, sağlık kurulu raporlarına itiraz edildiğinde bu itirazlar sonucu yapılan masraflar, genel yargısal kararlara uygun olarak genel şartlar kapsamına alınmıştır.
Genel Şartlar’da bedeni hasarlarla ilgili yeni bir şey olmayıp mevzuata, yargı kararlarına ve uygulamalara uygun hale getirilmiştir.
Yorumlar